Bu fotoğrafta gördüğünüz çocuk Nijer’de kimsesiz ve yetimlerilerin olduğu medresede kalıyor.Karnını doyurabilmek için elinde bu tasla birkaç parça bayat etmek toplayabilir miyim diye sokaklarda, evlerin kapılarında dileniyor.
Bu çocuk o şehirde tek değil bu arada. Bunun gibi binlerce, on binlerce, Afrika kıtasının tamamında belki milyonlarca bu çocuktan var. Her gün de yemek bulamıyorlar kendilerine. Günlerce aç kaldıkları dahi oluyor. Şimdi biz tam olarak bu çocuğun çektiği sıkıntıyı, açlığı, yoksulluğu anlayabilmek için 16 saat bir şey yemeden, içmeden “empati” yapmaya çalışıyoruz. 16 saat sonra en lüks mekanlarda, bol israflı +100 liralık menülerin rezervasyonunu yapıp, Yiyeceğimiz yemeklerin hayallerini kurarak tutuyoruz orucu. Bu çocuğun yemek bulabilme garantisi yokken biz, mekan beğenmiyor, menüde ki köfteyi küçümsüyor, et olsun abi adam gibi yiyelim diyor, ara sıcaklar olmadan olmaz diyor, amaann hep güllaç yedik şöbiyet yok mu ? Gibi tuhaf tartışmalara giriyoruz. Sonra 100 liradan aşağıya yapılan iftar menülerini beğenmezken, kuruşu kuruşuna hesaplayıp 23 liradan fitre veriyoruz. Sanki bütün gün tuttuğumuz o orucun felsefesini unuttuk. Allah tuttuğumuz oruçlarımızı kabul etsin ama bir yerlerde hata yapmıyor muyuz sizce de ?  Bu fotoğrafta gördüğünüz çocuk Nijer’de kimsesiz ve yetimlerilerin olduğu medresede kalıyor.Karnını doyurabilmek için elinde bu tasla birkaç parça bayat etmek toplayabilir miyim diye sokaklarda, evlerin kapılarında dileniyor.


Bu çocuk o şehirde tek değil bu arada. Bunun gibi binlerce, on binlerce, Afrika kıtasının tamamında belki milyonlarca bu çocuktan var. Her gün de yemek bulamıyorlar kendilerine. Günlerce aç kaldıkları dahi oluyor. Şimdi biz tam olarak bu çocuğun çektiği sıkıntıyı, açlığı, yoksulluğu anlayabilmek için 16 saat bir şey yemeden, içmeden “empati” yapmaya çalışıyoruz. 16 saat sonra en lüks mekanlarda, bol israflı +100 liralık menülerin rezervasyonunu yapıp, Yiyeceğimiz yemeklerin hayallerini kurarak tutuyoruz orucu. Bu çocuğun yemek bulabilme garantisi yokken biz, mekan beğenmiyor, menüde ki köfteyi küçümsüyor, et olsun abi adam gibi yiyelim diyor, ara sıcaklar olmadan olmaz diyor, amaann hep güllaç yedik şöbiyet yok mu ? Gibi tuhaf tartışmalara giriyoruz. Sonra 100 liradan aşağıya yapılan iftar menülerini beğenmezken, kuruşu kuruşuna hesaplayıp 23 liradan fitre veriyoruz. Sanki bütün gün tuttuğumuz o orucun felsefesini unuttuk. Allah tuttuğumuz oruçlarımızı kabul etsin ama bir yerlerde hata yapmıyor muyuz sizce de ?