Yabancı bir aracın köye doğru yaklaştığını gören çocuklar “muzungu geliyor” diye bağırarak koşmaya başlar. Köyün tanıdığı çokta araç yoktur zaten. Bizim için normal, onlar için lüks bir cip geliyorsa eğer o cipin içinde beyaz adam olduğuna emindirler. Köye girmenizle birlikte bütün çocuklar arabanın peşinden koşmaya başlar. Türk sinemasında Almancılar lüks arabayla köye gelir bütün çocuklar peşinden koşarya.. Tamda o sahneyi yaşarsınız işte. Araba köy meydanında durur, bütün çocuklar size belli bi mesafede toplanır izlemeye başlar. Her anınızı ama. Konuştuğunuz kelimeleri tekrarlarlar. Yaptığınız hareketleri taklit ederler.sizinle senkronize bir şekilde atmaya çalışırlar adımlarını. kolunuzu kaşırsanız tüm çocuklar kollarını kaşımaya başlar.


Köyün şefiyle görüşür, getirdiğiniz kıyafetleri dağıtmak istediğinizi söylersiniz. Çok sevinirler. Sofralar kurmak isterler, sakladıkları bakkal sularından getirirler falan. Kıyafetleri dağıtmaya başlarsın ama küçük izdihamlar yaşarsın.Ellerinden sopalarla birileri gelir hizaya sokar çocukları.Sonra bir çocuk gelir önüne. Rast gele bir tişört seçersin iki elinle üzerine tutarsın çocuk izler sadece mutludur ama. Tutarsın üzerine tamam bu olur dersin.Fazlada vaktin yoktur tutuşturursun hemencecik eline. Bu olur diye verdiğin tişört en az 3-4 beden büyüktür o çocuğa. Sen bilirsin bunu,sana yardım eden yerli bilir, anası babası bilir, çocuk bilir.. Çünkü bir daha ne zaman beyazın gelip çocuklara büyük beden kıyafet dağıtacağını kimse bilmez. Kısacası Afrikada büyük beden hayatlara büyük beden tişörtlar giydirilir..